10/6/2006

ÇOCUKTUM UFACIKTIM..a.inaler

Çocuktum ufacıktık,top oynadık acıktık, yerde bulduk bir erik, sonra şortumun eteğine silip onu kırt kırt kardeşimle beraber yedik, yani alageyiğe, meyiğe veya başkasına kaptırmadık..

Bize büyüklerimiz yerden bir şey alıp yenmiyeceğini sık sık söylerlerdi, okulda arkadaşlarımızın bir şeyini almamayı, yerde bulduğun bir şeyin sahibini sormamızı, hele bulupta eve getirirsek onun hesabını nasıl vereceğimizi düşünür dururduk.

Hele bir kere aşağı mahalle bakkalına gitmiştim, her halde o zamanda devlet memurları sık sık bakkal değiştiriyorlardı, yukarıda ki bakkal memed amca, aşağıda ki basri abi, bir defteri vardı, hep yaz deftere diyordum, neyse bakkaldan birşeyler aldım, kırmadan dökmeden götürmeğe çalışırken yerde bir kağıt 2.5 lira gördüm, simit 5 kuruş sinema 35 krş olduğuna göre büyük para, sağa sola bakınıp eğilip usulca aldım parayı, annem sahibini sor dedi ya, eve götürsem belki kaynağını açıklayamıyacağım, belki sopa bile yiyeceğim..elimde sallanan kağıt bir 2.5 lira ile eve doğru yürürken karşıdan bir amca geldiğini gördüm ve amca bu para senin mi dedim.

-evet oğlum benim, bende onu arıyordum dedi  ve aldı parayı ve aşağı doğru gitti.

 

 

img74/2365/susurluk1304060224kh.jpg

Nasife teyzenin evi( solda ki )

 

Evimizin bahçesinde dut, erik ve şeftali ağacı vardı, bizim erik biraz ekşiydi ve yarı dalları komşunun bahçesine uzanırdı, bir de yan komşu nasife teyzenin bahçesinde bir erik vardı ki sormayın can eriği derlerdi, iri yarı kırmızı, yarı yeşil, dalları bizim kiremitlerin üzerine yayılırdı bahçemizde ki divanda otururken hep gözgöze gelirdik bazen kiremitlerin üzerinden tıngır mıngır yuvarlana yuvarlana aşağı düşer, kardeşimle ben onu kapmak için koşuşturur dururduk.

 Zaman geçti erik büyüdü, bizde büyüdük artık beklemiyordum düşmesini, rahmetli babamın balık misinesi takılı sazlarıyla dürtüklüyordum erik dallarını, komşuluk hakkı, göz hakkını almak için..

 Nasıl komşuysa, biz çocuklar hiç sevmezdik onu, zaten bizi kapının önünde top bile oynatmazdı, topumuz kaçınca o evde yoksa, kapı aralığında veya duvar üstünden atlayıp topumuzu alır çıkarkende cebimizde yolduğumuz eriklerle çıkardık.

Biraz daha büyüyünce bizim dut ağacına dut toplamak için çıkar ve dut ağacıyla sarmaş dolaş olan erik ağacından, duttan daha çok erik toplardım, sonra bu erikleri arkadaşlarla bir güzel yerdik ara sıra annem yakalasa bile az bir sopayla işi tatlıya bağlardık.

Babamın bir bisikleti vardı hatırlıyorum beni önüne oturtup bazen iş yerine götürürdü, bir kaç sene tekelde çalışmıştı, sonrada dışarıdan şahadettinname(İlkokul diplaması) alıp şeker fabrikasına girdi.

evimizin odunluk yeri dediğimiz bir yerde, keçimizin olduğunu anımsıyorum, keçi sütü çocuklara iyi gelirmiş ve ben özellikle keçi sütünle büyümüşüm, birkaç sene sonra ben evcilik oynarken odunlukta ki talaşları tutuşturup yakmışım, kapıda ki itfayicileri kapıyı kırarken anımsıyorum, annem pazarda, babam işteymiş, ''olsun yenisini yaparlar''demişim. yaptılarda.

Babamın bisikleti, ben oynarken zincirleri arasına bir kedi yavrusu sıkıştırdıktan sonra (Kediye ne oldu bilmiyorum) kaybolup gitti, bende yıllarca başkalarının

bisikletlerine baktım durdum.

Şimdi bizim ev yıkılıp 5 katlı bir apt. oldu Rahmetli nasife teyzenin evi hala eski kiremitleriyle ve yaşlı bir erik ağacıyla yıkık dökükte olsa ayakta kalma çabası içinde.

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

5 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: FikretSimsek | Tarih: 2006-06-12 21:49:43
    Konu: ah agbim .. anilar ..
    o erik agaci .. bana neler hatirlatti ..



    komsunun eriklerini caliyorduk.. :-)))


    ne güzel anlatmisiniz anilarini sevgili agbim ..


    sevgilerimle ...

    Bağlantı »

  2. Yazan: flood | Tarih: 2006-06-12 10:37:40
    Konu: çocukluğumu hatırladım
    merhabalar, siz bunları yazarken bende aynı duyguları yaşadım, amaağaca çıkmazdım, çıkarsam inemem diye korkardım, bisikleti bende çok seviyorum,
    bizimde komşumuz tatlıydı ama biraz çocukları sevmezdi, belkide yaşlanınca insanlarımıza sıkıntı basıyor bu nedenle kızmak zorunda kalıyorlar, kızsalarda ben bir yolunu bulurdum özürle onu incitmemeye çalışırdım
    eşinize ve size saygılarımı sunarım

    Bağlantı »

  3. Yazan: onurtan | Tarih: 2006-06-11 22:52:44
    Konu: ANILAR
    Merhabalar. Anılar harika... Ama daha da önemlisi o zamanki insanlık ve anlayış farkı. Bu çocuk yetiştirmeye de yansıyordu. Helal kazanmanın önemi her şeyin üstündeydi. Komşuluk ve dostluk onuru bambaşkaydı. Birde şimdi bakalım, tam tersi, Artık komşular birbirini tanımıyor bile. Sağlıcakla kalın.

    Bağlantı »

  4. Yazan: rastgele66 | Tarih: 2006-06-10 13:17:03
    Konu: erik
    ben de çocukken arkadaşlarımla aynı şeyleri yapardık.
    şu an hala meyve ağacı gördüğüm zaman gözlerimi ayıramam.
    meyveyi çok seviyorum.
    anılarınızı paylaşmanız çok güzel.teşekkürler.

    Bağlantı »

  5. Yazan: evkedisi | Tarih: 2006-06-10 10:53:29
    Konu: anılar
    çocukluk anıları...
    iyi bir hafızanız var.
    tebrik ederim.
    ben bu kadar detay hatırlayamıyorum nedense.
    acaba kediye ne oldu :))

    Bağlantı »