25/2/2008

Karatepe - Kartepe a.inaler


Böyle ateşli günlerde
- ne bu yazı diyeceksiniz ama,
ne yapayım içiniz açılırmı,
kararırmı ona siz karar vereceksiniz...


Ülkemin zor mu zor yılları,

Bir ateş çuvalının içine sokmuşlar bizi,

Başımıza da geçirmişler  kara bir türbanı,

Her tarafı sarmış kara, kapkara bulutlar,

Ara, arada dur ışıldayan  güneşi..


Irak sınırında yapılıyor güneş harekatı

Her gün şehitler geliyor, tabutu al bayraklı

Muhtaç vekiliminse kafasına takılı cüzdanı ..

Dön mehmetim dön, dön artık

Anıttepe de batırma  güneşi ..



Bunu da karaladım bu ara...yeter sanırım...



                                                    Kartepe

Çocukların haline tavrına bakılırsa bizim  emektar İtalyan Uno'nun Burada, İst.da ki tarihi görevi bitti, okurken, çalışırken işlerini gördü, şimdi kız yeni araba aldı, oğlan harbiyede park yeri yok, hemde yeni iş yerinde kariyer gereği daha iyi araba olması gerek diyor..

- doğru söylüyor, ne diyeyim..o zaman yenisini alırsın demek kaldı bana..

Haftalardır yerinde kımıldamayan Unoyu, temizleyip, bakımını yapıp çalıştırmak bana düştü.

  Yılın son günü, düştük dönüş yollarına, işimiz yok ya şöyle bir körfez gezisi yapalım dedik, akşama kadar işimiz ne, Tem'den Kocaeline ilk girişimdi,  genelde aşağıdan E-5 den sahil yolundan gelir, kartal, Derince tanıdıklara uğrar hal hatır sorardık..yollar güzel Unoda iyi gidiyor..oğlan bununla 200 yaptığını söylüyor, kilometre kadranının resminide çekmiş.

- iyi yapmışsın dedim..kızarak..oğlum  15 senelik araba ne cesaret..o yaşlarda ben olsaydım, bende aynısını yapardım dedim içimden.

hanım biz dedi

- geçen bahar Yardım Severler Derneği ile Sabancaya gitmiştik, Maşrukiye, Sabanca çok güzel, hadi buraya kadar gelmişken sende gör..cennet gibi yemyeşil yer

- bu kış kıyamet, göl kenarı bilmem iyi olurmu..

huyum ya ilk önerilere hep muhalefet edip, karşı çıkarım..

-Valla sen bilirsin, orada bir pide ısmarlarım sana dedi..

Hiç gidesim yoktu. ama birden Kartepe geldi aklıma, oda buralarda bir yerlerde herhalde, bakışlarım dağlık tepelik, karla kaplı yerleri aramağa başlamıştı bile.

- tamam dedim  değişiklik olur..belki kartepede yakındır.hem vaadedilen cenneti görme şansımız varmı yokmu, bilemiyorum hiç olmazsa bu dünyadakini görelim...


Sapanca golu.
Sapanca gölü

- Biraz gidin ilerden sola dönün o yol sizi göle çıkarır.dedi  kapının önünde oturan bakkal
Sora sora bağdat bulunur hesabı yazlıkların arasından sapanca göl kenarına kadar geldik, hava biraz rüzğarlı olduğu için, sahil biraz soğuktu, epeyde çarpıyordu,göl de çırpıntılı dalgalı,  tabii ki aralığın sonu, yine de pazar tatil günü olduğu için gezinenler vardı, birde çicek satıcısı romenler,
- Abe yakışıklım şu yanındaki güzele bi çicek alasın  deyip takılmaz mı peşimize, bende  laf mı yok
- alayım  gülüm..alayımda.. benim çiceğim bu çiceklerden daha güzel, ben zaten en güzel çiceği  zamanında almışım.
- çay içecek bir yer gördük ama, kimseler yoktu, çayı bayattır..tat vermez gibi kendi kendimize bahaneler üretip, hadi dedik maşrukiyeye çıkalım, orada içeriz..
Bu güzel sahile yerleşmiş yazlıkların arasından ağır ağır ilerleyerek bu kadar güzel ,doğa harikası bir yeri seyretme zevkini son demlerine kadar hissetmek istiyordum, kış olmasına rahmen ağaçların yeşilini koruyanları çoğunluktaydı, kendi haline bırakılmış yazlıkların arasından geçerken, hafta sonu olduğu için yazlıklarında bahçe bakımını, temizliği yapan, köpeğinle oynaşan, güneşin son saatlerinden faydalanmağa çalışan emekliler vardı.





Sapanca gölüne şöyle bir sırtını verince karşı dağın karlı tepeleri tüm güzellikleriyle göze çarpıyordu, kanımca kartepe burası dedim..biraz daha gidince Kartepe, Maşrutiye levhası bu kanımı doğruladı.

Maşrutiye gürül gürül suların aktığı ağaçların binbir çeşidine hayat veren bir derenin oluşturduğu bir vadi, kır gazinoları, alabalık havuzları sağlı sollu bu vadiye yerleşmiş,harika bir doğal güzellik mümkün olduğu kadar korunmaya çalışılmış bir iki açık yer vardı ama yemek yiyecek kadar aç olmadığıımız için burada fazla oyalanmadık.benim aklım dağların karlı  zirvelerindeydi.


Kartepe
Ağır ağır Kartepeye doğru tırmanmağa başladık, tırmandıkça Sapanca gölünün muhteşem görüntüsü insanın içini titretiyordu, tırmandıkça çevremiz yavaş yavaş beyaza bürünmeğe başladı, yolun güneş görmeyen kesimleri karla kaplıydı ama buzlanma yoktu, yukarıdan inen araçlarda zincirsiz iniyordu, çıkarmıyız, çıkamazmıyız endişeşi içinde yukarı bizim için bilinmeyene doğru çıkıyorduk, yol kenarında çamlar arasında, karlar üstünde mangal yapan bir grubu görünce durduk.. o ara yukarıdan gelen bir araçta durunca.
- yolun durumu nasıl, zincir gerekirmi dedim..
- yok dedi rahat çıkarsınız..
- yukarsı nasıl..
- valla çok kalabalık, çay içecek yer yok..
Beyaz ve yeşille bezenmiş bir doğa cennetinin içinde ağır ağır tırmanmağa devam ettik
Biraz daha çıkınca  yol kenarına park eden araçları görünce yolun sonuna geldik.dedim.

Kartepe-günübirlik kayakçılar


Yukarıda ki park yerleri dolu olduğu için bizde yol kenarında uygun bir yere park ettik. sağ tarafımızda sapanca gölü ve ovası gökyüzü yukarıda ne kadar mavi olursa olsun puslu bir görünümdeydi, çam ağaçları arasından bu güzel manzarayı seyrede seyrede otellerin bulunduğu alan doğru yürüdük, sol tarafımızda ki düzlükte ufak bir futbol sahası vardı, otel ve kayak sahasına giriş kapısında hala çalışmalar vardı, araçları park ettiği sahayı geçince önümüze ufak bir meydan ve yol ayrımı geldi, sağ taraf otele sol taraf ise kayak pistinin olduğu yere doğru çıkıyordu. meydanda yörük çadırlarında çay , sucuk ekmek satanlar, vardı..hele pamuk helvacının helvalarının pespempe görünümü bırak çocukları, bizi bile kendine doğru çekiyordu.






Kayak yapan kayakçıları bembeyaz karlar içinde görünce içim gitti.renkarenk kayak giysili kayakçılar karların üzerindeydi, kayanlar, düşenle bizim  kaymak için zamanımız yoktu.kıtır kıtır karlar üstünde gezinti yaptıktan sonra, otelin kafeteryasında kağıt bardaklarda verilen sıcak bir çay içip bu güzel doğayı seyrederek biraz keyif yaptık.

Telesesijle yukarı zirveyekadar çıkılıyorlardu, zirvenin aşağıdan bir kaç resmini çekeyim dedim ama güneş tam karşıdan, zirveden geliyordu, çektiklerimde iyi çıkmadı.

Bir an bizde teleseyijle zirveye çıkalım dedik ama çok sıra vardı, durduk kaldık teleseyijin yanında..

kimdi bilemiyorum ama..bir şiirde.

'' sevdanı erteleme kadınım'' demiş..fakat biz şu andaki zirve sevdamızı ertelemiştik..

Garcia Lorca'nın bir şiiride

'' Sevdanı ertele kadınım, kan gülleri yasındayım'' demişti. umarım karıştırmadım.

Hanımın pide ısmarlama işimi ne oldu..! ha onu Bursa Özdilek'te İskendere çevirdik.




EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

7 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: goral | Tarih: 2008-03-09 21:22:11
    Konu: sapanca
    çok iyi anlatmışsın tebrikler.

    Bağlantı »

  2. Yazan: onurtan | Tarih: 2008-03-05 20:54:50
    Konu: MERHABALAR
    Merhabalar. Nasılsınız? Umarım herşey yolundadır. Güzel bir hafta dileğiyle, sevgiyle kalın.

    Bağlantı »

  3. Yazan: ozgan | Tarih: 2008-02-27 22:32:02
    Konu: kartepe
    çoktandır kartepe der dururum.istanbula yakın diye.
    hala gideceğim.......sizde teferruatlı yazınca ince ince okudum.
    gidersem ön bilgim olsun diye..
    bol bol geziyorsunuz, negüzel. sırada yurt dışı olmalı?
    sevgiler..

    Bağlantı »

  4. Yazan: İsmet Nadir Atasoy | Tarih: 2008-02-27 12:32:27
    Konu: Kartepe
    Yılını hatırlamıyorum -sayılarla aram hiç iyi olmadı zaten- sanırım en az yirmi beş sene önceydi. Kdz Ereğli'den deniz atışları görevinden dönüyorduk. Sapanca gölü saat üç istikametimizde va biz Sapanca Gölü'nün güneyindeydik. Sapanca Gölü'nün güneyi dağlıktır ya... o dağların üzerinde bir plato ilişti gözlerimize. Helikopter ekibi birbirimize baktık. Pilotumuz: :Ne dersiniz, inelim mi?.." deyince, ben: "beş dakikalık bir ayran molası yakışırdı hani..." dedim. Sağolsun kırmadı, indik. Helikopteri durdurduk. Köylüler güler yüzleriyle karşıladılar bizi. Bir problem olmadığını, civarı çok sevdiğimizi anlattık kısaca ve hemen kalkacağımızı da ilave ettik tabii. Ayaküstü sohbet sırasında bir kız çocuğunun getirdiği bir bakraç ayrandan yudumladık ağır ağır. Sanırım bu güne kadar içtiğim en leziz ayrandı o. Hâlâ tadı damaklarımda. Acaba diyorum, orası "KARTEPE" miydi?..
    Sevgili Dostum, sanki şiir gibi yazmışsın da öykü tadında okudum yazdıklarını. Öykü gibiymiş de şiir lezzeti aldım sanki. Ellerine, gözlerine, beynine sağlık.
    Güzel yüreğinden öpüyorum...

    Bağlantı »

  5. Yazan: | Tarih: 2008-02-27 12:24:31
    Konu: Bor madeni
    Bu satırlara uğrayan arkadaşlarımız, lütfen yukarıdaki BOR MADENİ bloguna uğrayın.

    Düzenleyen ainaler gün: 27/2/2008 saat: 12:24

    Bağlantı »

  6. Yazan: BARIS59 | Tarih: 2008-02-27 09:26:03
    Konu: HATIRI SAYILIR BİR GEZİ
    Sevgili dost, yine hatırı sayılır bir
    yaşanmışlığı , konuşmayı soframıza sunmuşsun.
    Hani spikerin dediği gibi; "Hava güzel, seyirci mükemmel,
    saha harika ,futbol için herşey müsait" Güzel çekimler
    yapmışsın.Eyvallah diyorum, eyvallah.

    Bağlantı »

  7. Yazan: bormadeni | Tarih: 2008-02-26 22:18:29
    Konu: selamlar
    saygılarımı sunuyorum iyi aksamlar diliyorum.

    Bulunduğum Liman kenti Bandırmadan hergün gemiler dolusu
    ham madde olarak çok ucuz bir fiyata ihraç edilen bu değerli maden
    hakkında bizleri aydınlattığınız için teşekkürler.
    Sitenize tüm arkadaşlarımı davet ediyorum.bu konuda duyarlı olalım.


    Düzenleyen ainaler gün: 27/2/2008 saat: 12:30

    Bağlantı »