16/9/2008

Son Bestem a.inaler

h1

Nisan ayından bu yana bağ, bahçe, deniz derken elime gitarı alıp bir şeyler mırıldanamadım, sevgili gitarımla ilk tanışmam 1972 yılında Ankarada olmuştu, yani 35 yıllık, eşimden daha eski, o günden bu güne hiç benden ayrılmadı, birlikte sevdiklerimize Ankaranın Necatibey caddesindeki evimizde darbe günlerinin sokağa çıkma yasğı olduğu günlerde ne besteler yapmıştık.
İlk bestemin ismi İhanet'ti !971 yıkında Konyada Yapmıştım, ne kadar karamsar değilmi. öyle ya 21 yaşın duyguları kendimi ihanete uğramış hissetmişim..
ilk aşkım, ilk sevgilim beni terketmişti...

Sonraki yıllar.. Bandırma Diyarbakır, Balıkesir, Kayseri..hep devam etti...

Aşağıdaki notalar ise sıcak bir ağustos ayında tırmaladı parmaklarımla gitarımın tellerini..
ve sonra sözler... hani şu son yıllarda gençlerin ağzında sakız alan bir kelime..
Aşşkım..
aşkım naber,
aşkım nerdesin..
Ama aşkım...
Aşkımmmm..
Öff aşkım..
Bu kadar güzel ve anlamlı bir kelimenin dudaklarda sakız gibi çiğnenmesi bir müddet epey sinir etti beni..
Bakalım bol aşkımlı sözler sizi rahatsız edecekmi..
hiç beceremem ama bol aşkımlı sözler bu kadar dizildi sayfalara...



Aşkım

Askım
Neydi o bakışlar o gün
Aşkım
Neydi o içten gülüşler
Kaçış yok dedim bu aşktan

Aşkım
Neydi o duruşun o gün
Aşkım
Neydi o yürek yakışın
Kaçış yok dedim bu aşktan


Bakışmalar günlerce
Koşturmalar aylarca
Bu tatlı gülüş uğruna
Oh aşkım

Oynaşmalar günlerce
Sevişmeler saatlerce
Aşkımızsa dorukta
Oh aşkım..

nan na na na..na na na

12.08.2008

İlgili aramalar: müzik -  aşkım a.inaler -  müzik -  amatör -  ainaler -  shainer




http://sainer.blogspot.com/



Birazda Tango dinleyin..

http://www.arjantintango.com/?page_id=84

4/10/2006

Müzik günleri..a.inaler

h1

 

Yıl 1969 aylardan eylül.. benim için bir bilinmezlik olarak içimi kemiren bu şehire istemiyerek gelmiştim, bütün planlarım Eskişehir üzerineydi, ama kendi hatalarım ve bazı gençlik tutkularımın

etkisinde yolum, orta Anadolu  bozkırlarını ortasında ki bu şehre düştü..

Otogarda yere ayak bastığımda  kupkuru bir hava ve  sabah serinliği  karşıladı beni, otobüsün bağajından muavinin  çıkarıp elime tutuşdurduğu küçük bir valiz ve yeşil bir kılıf içindeki gitarla peronda yürümeğe başladığımda hala uyku mağmurluğum geçmemişti.

Gençliğimin en hızlı ve ateşli yıllarımı geçirdiğim konyaya ilk ayak basışım böyle olmuştu, liseli yıllarda ki müzik tutkum, bir enstruman çalma şarkı söyleme hayallerim lise son son sınıftaki solistlik denemeleri ve acemice gitar çalmam, yanlış akor basma ,detone olma gibi kavramlarıda öğrenerek biraz daha gelişmişti,.

İlk konserimiz balıkesir 52 evlerde ki ilkokulun salonunda vermişti, öten mikrafonlar, ses vermeyen patlak anfiler.. ama sahnede kendimizi Rolling Stones zannediyorduk ve karşımızda bizi dinlemek için gelen kız hayranlarımızın öflemeli , püflemeli sıkıntılı bakışlarına hedef oluyorduk

o gün ki çalmağa çalıştığımız şarkılar, yanlış hatırlamıyorsam..Rolling stones ..Let's spend together tonight, Monkees, I'm not your steppin stone, Animals, The house of  rising sun, Marc Aryan... Georgina, Herve Villard..capri, chritopher..Aline. Jean François Michalle.. adiue jolie candy,    sevemez kimse seni, beyaz kelebeklerin, mavi ışıkların şarkılarıydı...O günlerde altın mikrafon yarışmaları çok gündemdeydi, Barış manço.. Kol düğmeleri, cem karaca.. emrah, o yıllar derece almıştı, Vasfi Uçaroğlu, Kamuran akkor, Erkin koray..  sana bir şeyler olmuş. Berkant..samanyolu, serpil örümcer, ve hala dinlediğimiz Şevket Uğurluel...ve şarkısı Not respansibille..

Konyada misafirhanede yer bulmak kolay oldu, akşam yemeğe gazinoya indiğimde salonda ki sahnede , bir davul ve bir iki gitar görmem biraz neşemi yerine getirdi, elektro gitarı şöyle bir kucağıma alıp akordu bozulmuş tellerinde gezindirdim parmaklarımı..

Artık konyanın serin akşamlarında gazinoda yemek sonu gitar tınkırtatmalar artmış, kendi çapımızda bir ekip oluşmuş müzikli saatler gece boyu devam eder olmuştu,birgün gazino müdürünün bir orkestra kuralım önerisi geldi bana, ben hemen.

- hangi cıhazlarla ve kiminle dedim.

-Komutanı ikna ederiz, yeni anfi ve cıhazlar alınır, birde müzisyen erlerden bulup buraya tayin çıkartırız dedi, acemi birliğinin dağıtımı var...

- tamam dedim.. ben hazırım.

 Ve bir ay içinde İstanbullu 2 gitarist ve İzmirli bir davulcu ile birlikte orkestranın ilk adımlarını attık,

yeni mikrafon alınıp anfiler gitarlar gözden geçirildi, depodaki havalı org çıkarıldı, makaralı, bantlı eko onarıldı ve çalışmalar başladı. ve komutandan da bana kıyak haftanın 3 günü mesaiye gitmeyip gazinoda çalışmaları yapacağız ve haftada 2 gece cuma ,c.tesi çalacağız.

yeni çıkan 45 lik plakları alıyor dinleyip akorlarını çıkarıyor, İng, italyanca ve fransızca sözlerini ezberleyip söylüyorduk o günlerde söylediğim şarkılar..Hugues aufray..Celine, Jean- François michalle...Adiue jolie candy, Marc Aryan ...Geogina, Adamo...Tomba la neige (her yerde kar var,Tony cucciara..se vai andare voi (Köylü kızı)..Artık sevmeyeceğim, Damarımda kanımsın, Sevemedim kara  gözlüm, kol düğmeleri, Severek ayrılalım gibi güncel yabancı müzik ve aranjmanlar..

Bizim orkestra çok sıkı bir çalışma sonunda Konyanın çok tutulan bir grubu oldu, amatörce çalıyorduk ve de çok seviliyordu,zamanla çevre ilçelere de çıkmağa başladık, konya alaaddin tepesinde ki orduevi her hafta bizi istiyordu.Meramda ki tavus kuşu gazinosunun açılışını o yıllar bizim orkestra ile yapmıştık 1971 eylülüne kadar bu böyle devam etti, tabii ki bu

arada benim bu durumumu çekemeyenlerin uzun çalışmaları semeresini vermiş olacak ki, yazlık izin dönüşü , Ankara Etimesgut'a  8 aylık bir kursa gönderileceğim emri elime tutuşturuldu. 

Bu da bir şans ve değişiklik mi olacaktı yaşamımda, Pervaneli deniz uçakları alınmıştı, Amerikalı dostlarımızdan ! onların eğitimini alacak ve onlarda uçma şansımız olacaktı, birde maaş + % 50 kurs parası.....

Konyada ki müzikli günlerim bir anda sona ermiş ve Ankara'nın Necatibey cadddesi .Demirtepe köprüsü yanında ki her gün ve gece müzik  sesine doyacağım, arka balkonu güney park gazinosuna bakan  bir apartmanın üst katında bulmuştum kendimi...

 

 

 

.

Not. Ekte ki müzikli günler klibi o günlerin siyah beyaz anıları,

fon müziği bana ait son çalışmam.ve ikili resimdeki  ev arkadaşım

, osmanlı dili Ed.çevirmeni  İsmet nadir atasoy '' Berfin yayınları.''

 

İlgili aramalar: müzik -  müzik günler -  amatör -  nostalji -  ainaler


 


30/5/2006

BİR ANI, BİR ŞİİR, BİR ŞARKI.. a.inaler

h1

Mayısın son günleri benim için  sıkıntılı geçen günler, soğuktu sıcaktı derken birden sıcaklar başladı ve bizler hemen çark edip öff aman, ne sıcak demeğe başladık.

Bende bu sıcakları  Bursa, Bandırma, Erdek arasında yoğun koşuşturmalar nedeniyle daha fazla hissettim, tahminim bu yaz böyle gidecek, şu anda ki gelişmeler öyle gösteriyor hiç  olmazsa Erdeğe ulaştığım da kendimi serin sulara atma şansım var.

Bu sene İst.baharını yaşıyamadım, boğazın kokusuna hasret kaldım, anadolu kavağı sırtlarında denizi seyretmeğe, ve sokaklarında ki balık kokusuna, sarıyer de oturup anadolu kavağını seyretmeğe, Beyoğlun da yürümeğe ve bilmem ne pasajının üstünde ki teras cafe de  biramı yudumlarken kız kulesini seyretmeğe ve daha anlatamadığım nice güzel yerlere hep hasret kaldım.

ve bırak dedi içimin bir yarısı, birazda özlem kalsın için de.

Biz eski gençlerin gerilerde çok karıştıracakları çok şeyleri var, arkamız daha yüklü, eşeledikçe neler neler çıkıyor, hayallerimizse çocuklarımızla endeksli.onları bir sinema perdesinde izler gibi izliyoruz, bazen senarist olmak istiyoruz, alıyoruz kalemi elimize, değiştirmek istiyoruz sayfaları, bazen yönetmen, karışmak istiyoruz bazı sahnelere, ama gerçek oyuncu onlar, bırakalım oynasınlar oyunlarını..ama bırak der bir yanım..bırakma der sevdalı bir yanım.

Şu ara bir şeyler yazmak gelmiyordu içimden, İst.bir arkadaşım gelecek bugün savaştepe'ye gidecektik, sonra Bursa ya, iptal oldu. Bursa ya yarın hanımı ve ist.gelecek olan oğlanı alıp gideceğim.

Dün akşam albümleri karıştırırken, oğlumun, 2-3 yaşlarında olduğu bir yaz, Kuşadasın'a izmir gelişi sağda ki plaj'da,  biz gün batımını seyrederken, o da bana yanımızda ki üstsüz türistleri gösterip baba bu ne, bu ne deyip, hanımın sert bakışları altında bir türlü cevabını veremediğim, sorular sorduğu o akşamı anımsatan bir fotoğraf takılı kaldı uzun bir müddet gözlerime...

Kız 3 yaş daha büyük önümüzde ki dalgalarla oynaşıyor, hanımsa kıza mı ,oğlana mı yoksa bana mı göz kula olacak..

 Güneşin dalgalarla oynaştığı bu akşam vaktinde, denizin içinde oynaşan bir çift dikkatimi çekti,

o kadar güzel yüzüyorlar, kumlarda yatıyorlar, dalgalarla oynaşıyorlardı ki belki bir yaz aşkıydı., belki yeni evli bir çift, işte aşk, sevgi dedim, içimden. hani tarifsizdi.!

Bu mutluluk resminin karesini yıllardır içimde taşıdım, yıllar sonra aşağıda ki  sözler özlem kokulu, ayrılık kokulu olarak sayfalara döküldü, bir şiir bir şarkı oldu, sözüyle, müziğiyle, montajıyla, kaydıyla, sesiyle herşeyiyle bana ait bir şarkı olup çıktı ortaya (kayıt 1993, montaj 1997)

Kirli çıkınımdan çıkarıp havalandırayım dedim, bilmem iyi mi olmuş..!

 

                 Nerdesin

 

Ben seni ilk gördüğümde, oynaşırdın denizle

Ben seni ilk öptüğümde, koklaşırdın kumsalla

Nerdesin şimdi sen, kimlesin sevdiğim

Nerdesin kimlesin sevdiğim,  şimdi sen

 

Yaşamıştık senle biz, bu en güzel sevdayı

Paylaşmıştık sahilde, dalgalarla sevgiyi

Sen elveda derken yaza, titriyordu dalgalar

Sen giderken gözlerimden, kaldı geride buruk yaz.

 

Ben seni ilk öptüğümde, oynaşırdın denizle

Ben seni ilk öptüğümde, koklaşırdın kumsalla

Nerdesin sevdiğim, nerdesin şimdi sen

Nerdesin sevdiğim, kimlesin şimdi sen

Nerdesin sevdiğim, nerdesin şimdi sen

 

Nerdesin sevdiğim, özlüyoruz seni biz

Denizle ve ben yalnız bekliyoruz sen.

Nerdesin.

 

                                                         a.inaler

                                                        

26/5/2006

ESKİLERDE BİR GEZİNTİ a.inaler

h1

Aşağıda ki dergi  8 mart 1968 tarihli bir müzik dergisi, baskısı çok kötü, ama o yıllarda      
müziği seven, müzik aşığı gençlerin bir müzik yayın organı  yok, müzik ile ilgili haberleri

genellikle gazetelerin, haftalık eklerinde bulunabiliniyor, şarkı sözlerini plakların tekrar

 tekrar çalınıp dinlenmesiyle elde ediliyor. benim o yıllarda başlıyan bu tutkum, ingilizcemin oluşmasına, fransızca ve italyanca kelimelere yabancı kalmamı sağlamıştı

 

img106/9522/8mart1968diskotekdergisi0195uo.jpg

Moğollar grubu

 

0 yıllarda çok sevilen bu grub, anadolu'ya genellikle bahar ve kış aylarında gelir

kışlık sinemalaerda konser verirlerdi

 

 

img180/2713/dskotekdergs80319680013gm.jpg

Elvis  Presley. o  yılların dünya zirvesindeki  ismi, eşi ve yeni doğan kızıyla.

 

 

img180/897/dskotekdergs80319680025hy.jpg

Jim hendrix, Eric Burdon ve Animals  diğer gruplarla ilgili bir haber

 

 

 

img19/6136/8mart1968diskotekdergisi0253pj.jpg

 

Derginin arka kapak sayfasında da  soul müziğin kraliçesi Aretha franklin

 

 

img153/1274/dskotekdergs80319680030yc.jpg

 

1968 yılların müzik ilahları  Beatles grubu,  Ringo Star, John lennon, Poul Mc Carney  ve George Harrison

 

 

img133/4373/dskotekdergs80319680065vl.jpg

 

O yılların liste başı sanatçıları

 

 

img138/6930/plakarivi0193hr.jpg

 

!969 yılında aldığım philips marka pikap ve Erkin Koray'ın bir plağı.

 

 

ve eski plaklar.

İşte böyle  bugün biraz eskilerde dolaştık, bakalım anımsayan eski gençler varmı...

 

 

27/4/2006

SEN KADIN

h1

  Ritim: Tango

 

   SEN  KADIN

 

Sen kadın, herşeyimsin benim

Sen kadın yarınımsın benim

Bakışın bir başkaydı, gülüşün bir başka

Tüm sevecenliğinle, baktıkça gözlerime

 

 

Güneşin doğuşu gibi  kadın

Saçarsın ışığını dünyama

Sonsuz bir sevgi ile kalbimi,

Doldurursun sen kadın

 

Sen kadın umudumsun benim,

Sen kadın yarınımsın benim

Birlikte olmalıyız, yarınlarda ikimiz

Tut artık ellerimi, yürüyelim beraber

 

Güneşin doğuşu gibi

 

 

 

                                       söz ve müzik

                                                        a.inaler

                                                     1991.Kayseri

 

 

Ben kendimi bildim bileli sokakta yürürken, araba kullanırken, işyerinde çalışırken, yatıp uyumağa çalışırken bir şeyler mırıldanırım ve on aklıma gelen

sözlerle bir ezgi oluşur dudaklarımda.

bilmiyorum, bütün bunlar normal miydi yoksa bendemi vardı, eksiklik veya fazlalık.

 Eğer bunlardan birini, bulunduğum an koşullarında,

bu sözleri bir  kağıda alabilir ve müziğini de eve gelene kadar unutmazsam, gitar veya org ile kayıt'a alır ve onu

kendi kendime öğrendiğim notalara geçerdim.

Ve yıllar sonra bilgisayarda ki nota yazılım proğramına

bu notaları yerleştirince çoğunu ölçülerinin tutmadığını gördüm.

Artık teknoloji öyle gelişti ki artık kendi kayıtlarımı ve de

kliplerimi bile yapabiliyorum.

1992 senesinde Roland E-40 almıştım, onunla daha da geliştirmiştim çalışmalarımı

Yukarıda ki şarkım da böyle eksik veya fazla yılların, bir ürünü..

                                 Şimdilik bu kadar

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                              

                                                   

18/4/2006

1966 YILI GENÇLİĞİ NELER DİNLİYORDU.(.40 yıl önce) a.inaler

h1

 

 

 

Susurluk'ta.. Tahsin Bozoğlu'nun Güneş tesislerindeki

antik pazarına bağışlamak için, eskilerden bir şeyler ararken, 45 ve 33'lük plaklar arasında, Balıkesirde  lise 1'e giderken aldığım ilk müzik dergisini buldum. Modern çağ

 O günü hatırladım da, o gün müzik dükkanının önünde ne kadar çok düşünmüştüm, onu satın almak için. 100 krş  çok paraydı ..müzik enstrümanlarının  arasında duruyordu, bir kaç kere gittim geldim ve ben onu alacaktım..100 krşa bırakamazdım isteklerimi.... ve aldımda.  ve hala bende. sene 2006  dile kolay değil, tam 40 yıl..Benle  gezmiş  ordan  oraya..

not:

Eğer yolunuz geçerse bu muhteşem antik  pazara mutlaka uğrayın, eski bld. başkanı deyince bulursunuz, Susurluğa İnsan hakları parkını kavuşturan başkan, parkın yerinde şimdi yerinde tozlu, topraklı yeller esiyor..Bursa'dan  Balıkesir'e giderken susurluk garaj ışıklarına gelmeden önce  sola girmeniz gerekir, Balıkesir gelişi sağ tarafta, nefis çiğ börek ve ayranıyla da kendinize ziyafet çekmeyi unutmayın.

 

 

 

 

 

Barış Manço,  o zamanlar grubuyla Belçıkada yaşıyordu.

 

 

 

Sanat enst.bir grup kurulmuştu, bende, deneme solist olarak

Animals'ın ''don't let me be understood  ve monkees'in

I'm not your stepping stones'unu, Rolling stones'u paint it black'ini, Tony cucciare'nin Se voi andare vai'nı  ve de adamo' dan söylemeğe çalışıyordum.

Ve ilk solo konserimizi Balıkesir 52 evlerdeki ilkokulun tiyatro salonunda vermiştik

  68  li yıllarda Balıkesir kervansaray otelde Roberta adında bir şarkıcı söylüyordu

Ayın plak listeleri

 

 

O günlerde yazlık bahçelerde,adamo'nun tomba la neige(her yerde kar var) Beatles'in She loves you, ye  ye si ,christope Aline'i ,Marc Aryan'ın Giorgina'sı tüylerimizi diken diken ediyordu.

 

Ayın plakları  ise...

 

1-  The Beatles      ................................  Paperback writer

2- The mama's and Papa's................... Monday monday

3-The Rolling  Stones............................paint it black

4-Dave,Dee,Dozy,Beaky...                   Hold tight

5-The animals................................        Don't bring me dawn 

9- Clif Richard....................        .          Blue turns to grey

11-Frank sinatra..........                          Stranger in the night

                                           

Tanıdık seslerden bazıları...                                     

 

 

 

Tom Jones, ağır ağır zirveye tırmandığı yıllar..

Son yıllarda  sex lady ile gündeme gelen Tom jones o yıllar

it's not unusual ile zirve olmuştu, benim fovarim ise I'll never gonna fall in love again ve Delilah'dı, sonraki yıllar...

 

 

 

 

 

Shadows..enstrümantel müziğin ilahları...

Granada ve apache adlı parçaları yazlık sinema ve çay bahçelerinin en sevilenleriydi.

 

 

 

 

 

 

ve Rolling stones....

Angie..saticfaction ile hatırladığımız bu grup o yıllarda paint it black  ile 45 likler listesinde  1 numaraydı..

 

İşte böyle... geride anlatılacak o kadar çok yıllar var ki..

inşallah daha da olur.....