Özğürlük.a.inaler
Özğürlük nedir ki,
İnsanın doğumla birlikte, dünyaya gözlerini açmasıyla birlikte bu kavram beynini kurcalamağa başlar, bir bebeğin ana rahminden çıkıp dünyaya gelmesi, içerden kurtulmak için tepinmeleri ve bu kaç dakikalık zafer şarhoşluğu çırpınmaları, bağırmaları..
ve bir kundağa sarıp sarmalanmasıyla son bulması..
Özğürlük arayışı insanın her gelişim evresinde değişiktir, çocukluk yılları oyun oynama özğürlüğü, yemek yememe özğürlüğü, erken uyumama özğürlüğü ve büyüklerini isteklerini yapmama özğürlüğü..
Özğürlük... gençlik yıllarında daha gelişmiş daha serpilmiş olarak sarar genç beyinleri.. isyan günleridir ana babaya, kendine karşı olan herşeye..
Sözün kısası Özğürlüğümüzü kısıtlayan özğürlükler çektiklerimiz..
Koyu gri..
Bu sabah eskimiş yorgun bedenimi,
Şöyle bir kaldırıp pencere önüne götürdüm,
Buhulu da olsa, tam seçemese de gözlerimden birisi,
Dışarıda beyazlara bürünmüş bir pırıl pırıl dünya gördü,
Herşey o kadar güzeldi ki,
Hele ağaç dallarına,
incecik çam yapraklarına tutunmağa çalışan
kar taneciklerinin oluşturduğu bu dünya
büyük bir mutluluk verdi ona..
Öteki gözüm mü..!
O da evlerin bacalarından çıkan
simsiyah dumanın gökyüzünde
ve doğada oluşturduğu kirliliği,
bembeyaz karlar üstüne düşen
kurumlarının karları nasıl kirlettiğini,
her gün çöp bidonunu karıştırıp,
kağıt toplayan çocuğu gördü..
böyle bir dünya büyük bir hüzün verdi ona..
Derler ki..
Yaşam zıtların mücadelesidir..
koyu gri,
iyi - kötü,
soğuk sıcak, siyah- beyaz gibi..
sende bu yaşam dilimlerinden koyu griyi seçmişsin,
çoğu gri şiirler,
insanın umutsuzluğa karamsarlığa düştüğü anda
tüm yüklerini yükleyip
onu bir yerlere götürmesini istediği
bir gemi gibidir,
sığınacak bir liman arayışında olur insan..
ama bırak be kardeşim bu dünyayı..
İstersen şöyle bir dışarı çıkta,
biraz kar yağsın üzerine...

0 yorum yazılmıştır