Şirin ve midye a.inaler
Hani özlemedim desem yalan olur, geçen sene bu sahillerde can yoldaşımızdı bizim, her sabah çay bardağımdaki kaşığın sesi, sabahın sessizliğini hafiften yokladığı zaman, ayva ağacının altına gelir, sevecen bakış ve hareketlerle balkondaki kahvaltı masamıza katılmak isterdi, henüz yavru olduğu için herşeyi de yiyemezdi, biraz tersledik mi küser mahsun mahsun bakar, duygularımızla oynardı. Evde bisküvi paketleri tek tek onun için açılıp boşalmağa başladı
Akşam yürüyüşlerimizde ise bizi hiç yalnız bırakmaz, sahile kadar bizimle gelir, bazen gerilerde kalır, bazen hızla koşarak önümüze geçer. sevimli hareketler ve kuyruk sallamalarıyla mutluluğunu bizimle paylaşmağa çalışırdı.
Öyle alışmıştık ki birbirimize adeta bir parçamız olmuştu, günlerimiz onunla geçiyor yaşamımıza renk katıyordu, Bir özelliğiyde kedileri hiç sevmemesiydi, bahçeye kediler giremez olmuştu, hele bir kedi görsün peşine takılır, hayvancağız bir ağacın dalları arasında bulurdu kendini. bu durumdan hanım pek memnundu, çünkü kedileri hiç sevmezdi.
object width="425" height="343">
Dönme zamanı gelince bizi bir düşünce sardı, Şirin ne olacaktı diye, alıp götürme şansımız hiç yoktu, ve burada kalacaktı. kulaksız (sitenin bekçi köpeği) ve pamukla (karşı sitenin köpeği) geçinip giderlerdi, bu ara arka komşuların kızıda şirine pek alışmıştı onu okula giderken durağa kadar geçirir, sonra siteye geri dönerdi . onlar burada devamlı kaldığı için..
- biz bakarız dediler..
Gönlümüz rahat ayrıldık yazlıktan..
Bir zaman sonra bayram kutlaması için onları aradığımızda..
-şirin yok dediler, Belediye tüm boş köpekleri toplayıp götürmüş. haberimiz olmadı..
Sonra, yani bu yaz anladık ki arkadaki kedisini rahatsız ettiği komşu ve yönetici tarafından belediye ekiplerine teslim edilmış..
Ondan sonra şirinde hiç haber alamadık, anı olarak kum adası sahilinde kumlar arasında bulduğu bir midye kabuğuyla oynaşırken çektiğimiz videosu kaldı. bir de özlemi....
Akşam yürüyüşlerimizde ise bizi hiç yalnız bırakmaz, sahile kadar bizimle gelir, bazen gerilerde kalır, bazen hızla koşarak önümüze geçer. sevimli hareketler ve kuyruk sallamalarıyla mutluluğunu bizimle paylaşmağa çalışırdı.
Öyle alışmıştık ki birbirimize adeta bir parçamız olmuştu, günlerimiz onunla geçiyor yaşamımıza renk katıyordu, Bir özelliğiyde kedileri hiç sevmemesiydi, bahçeye kediler giremez olmuştu, hele bir kedi görsün peşine takılır, hayvancağız bir ağacın dalları arasında bulurdu kendini. bu durumdan hanım pek memnundu, çünkü kedileri hiç sevmezdi.
object width="425" height="343">
Dönme zamanı gelince bizi bir düşünce sardı, Şirin ne olacaktı diye, alıp götürme şansımız hiç yoktu, ve burada kalacaktı. kulaksız (sitenin bekçi köpeği) ve pamukla (karşı sitenin köpeği) geçinip giderlerdi, bu ara arka komşuların kızıda şirine pek alışmıştı onu okula giderken durağa kadar geçirir, sonra siteye geri dönerdi . onlar burada devamlı kaldığı için..
- biz bakarız dediler..
Gönlümüz rahat ayrıldık yazlıktan..
Bir zaman sonra bayram kutlaması için onları aradığımızda..
-şirin yok dediler, Belediye tüm boş köpekleri toplayıp götürmüş. haberimiz olmadı..
Sonra, yani bu yaz anladık ki arkadaki kedisini rahatsız ettiği komşu ve yönetici tarafından belediye ekiplerine teslim edilmış..
Ondan sonra şirinde hiç haber alamadık, anı olarak kum adası sahilinde kumlar arasında bulduğu bir midye kabuğuyla oynaşırken çektiğimiz videosu kaldı. bir de özlemi....

0 yorum yazılmıştır