1/2/2008

Yolcu 3 a.inaler

 

Doğayı ve zamanı yırtıyor hızımız

Bir ışık gibi Bursa'ya giriyoruz

Ve başlıyoruz

bu yemyeşil beldeyi,

yeşili, çekirgeyi seyretmeğe

Bursa deyince belki usa

Yeşilliği, şeftalisi, bıçakları,

            yatırları  gelir ama...

Benim usum her nedense çok uzak bunlara

Yeşil yeşil Bursa ipeklisi gelir

kapalı ceza evi gelir

Nazım gelir usuma

Ve nazımın yitirdiği seneler gelir

çektiği eziyetler, işkenceler gelir

Yazdığı en güzel dizeler gelir

    Halkı için,

        Vatanı için, tüm sevdikleri için

               Ve masmavi gözleri gelir

                     Her nedense benim

                          Bunlar gelir usuma




Otobüs duruyor, insanlar iniyor

Bursa garajı insan kaynıyor

Otobüs geliyor, otobüs duruyor,

insanlar iniyor, köylüsü, kentlisi

işçisi esnafı

genç kız iniyor

ve sende benimlesin

ellerin ellerimde

Geziniyor ayaklarımız garajda

bir sürü insanlar bir sürü dükkanlar arasında

birden..

bir gürültü kopuyor kapalı çarşıda,

cıvıl cıvıl ilk okul öğrencileri

ve yanlarında öğretmenleri

dolduruyorlar vitrin önlerini

bozuyorlar görkemli görünümlerini

eski yırtık giysileriyle

bilmem hangi köyün garipleri...

Ve güzel bir kadın öğretmen incecik tatlı sesiyle

Çocuklara sıraya girmesini söylüyor

Ve bir soru yöneltiyor..

-  çocuklar Bursanın neyi meşhur.?

Ama bu soruyu birkaç çocuk duyuyor,

diğerleri itişip kakışıp oynaşıyor..

- a.. diyor birisi
bir havluyu gösterip..

-Pempe panter..pempe panter

hepsi o yana bakıyor...


sonra afacan cıvıl cıvıl bir çocuk

bilmişlik görünümünde çar çabuk..

- Şeftali öğretmenim..

- Camileri öğretmenim..

- Aferin diyor öğretmen büyük bir gururla

övünücü bakışlarla süzüyor bizi.

ve tekrar bir soru yöneltiyor çocuklara

- başka diyor, başka neyi meşhur.

Çocuklarda ses yok..!

Bakıyorlar suskun bakışlar öğretmene

düşünüyorlar içlerinden,

acaba başka neyi meşhur, neyi meşhur..

- çocuklar diyor öğretmen

unuttunuz herhalde,,

Bursanın garajı meşhur..

peki diyor bu kez

 - biz buradan neler satın alırız.

yine çocuklardan ses yok.

bakıyorlar öğretmene sorucu bakışlarla

Bu kez ben bağırıyorum içimden.....

yırtılırcasına gırtlağım.

- hiç birşey satın alamayız öğretmenim,

  hiç birşey satın alamayız.

Biz  işçi, köylü, memur çocuklarıyız,

hiç bir şey satın alamayız..

                               Hiç birşey...hiç birşey.


                                                   devamı var..



Son bir hafta yine koşturmacalar..İst ve ben alt üst olduk. bir şeyler yazmak, bir şeyler paylaşmak istemiyorum..içimden gelmiyor sanki..geçen tem.da Cundanı yerlilerinden giritli bacanağı toprağa vermiştik, 3 gün öncede  şehremininin tatarlarından olan bacanağı toprağa verdik.. kanserdi kurtuldu..

.Şubat 1975  de yazdığım Yolcu isimli şiir'imle geçiştiriyorum günleri..kimseye uğramıyor, kimsenin bloğunu tıklamıyorum..

her yerim türban oldu, tv. gazeteler..her yer türban.bende sarıp sarmaladım her bir tarafımı, iyice karattım kendimi, ülkemin geleceği gibi...

Din afyon gibidir derler doğruymuş...uyuyorum..

Halkım uyuyor,

işçim uyuyor...

köylüm uyuyor

Üniversite gençliğim uyuyor,

Esnafım  uyuyor..emeklim uyuyor

askerimizide gönderdik, o da cudi dağlarını dövüyor..

bir engerekler,çıyanlar aşımıza ekmeğimize,

aydınlık günlerimize, ülkemize  göz koyanlar uyumuyor...


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: ozgan | Tarih: 2008-02-04 13:53:20
    Konu: selam
    keyifsizmisiniz?
    biz sizi okumaktan keyif alıyorduk ama.
    şablonunuz kaymış..
    yeni şablon ekleyin.blogcu da güzel şablonlar var.
    sevgiler.

    Bağlantı »

  2. Yazan: belginguven | Tarih: 2008-02-04 13:48:33
    Konu: merhaba
    Uyuyor maalesef herkes. Nem kahroluyorum gidişata, ne yapacağını bilememenin çaresizliği yüklendi omuzlarıma...Bu arada başınız sağolsun...

    Bağlantı »